12 Şubat 2010 Cuma

OKUMASIN BEĞENMEYEN


Off off
Dünyanın halleri
Birine dokun dertli
Birine dokun zır deli

Biri param yok diye ağlar
Diğeri para mutlu etmiyor diye
Biri yakınır kalabalıktan
Diğeri yalnızlıktan

Düşünürsün ne olacak bu hal
Düşünürken bakarsın
Sende de kalmamış hal
Dersin ben de delirdim herhal

Hal yukarı hal aşşağı derken
Batırırsın böyle kafiyenin içine
Şiiri kesmek istersin
Ama girmişsindir bir kere şu işin içine

Devam etmeli devam
Saçmalasakta devam etmeli
Şiirleri yazanda insan sonuçta
Ki bunları bir filozofta yazmıyor ki

Ne demiştik en son ha şu dünya hali
Cidden ne olacak yahu
Kimini yaşarken öldürür
Kimini doğmadan süründürür

Kimi varlık içinde
Kimi yokluk
Kimi gülmekten ağlamayı unutur
Kimisinin durmaz gözleri nehir misali oluk oluk

Şöyle böyle düşe kalka derken
Bir şiirin sonuna geldim yeniden
Altına imzamı atmakta kararsızım
Ehh okumasın beğenmeyen


Nupelda KARABUĞDAY

11 Şubat 2010 Perşembe

HAYAT EŞİTTİR ACI


Bıdı bıdı yapmak bana göre
Genelde çok konuştuğum doğrudur
Az özlerden değilde
Çok özlerden oldum genelde

Aslında konuştuklarım sakladığım gerçeklerdir
Direk konuşmayı sevmem ben
Dolandırırm lafı,herkeste anlayamaz öyle
Anlayabilmek için biraz akıl çalıştırmalı

Söylediklerim kinayelerimde gizlidir
Ucu bucağı olmayan sözler
Her yöne çekilebilecek sözler
Anlamasını bilenindir

Lakin ben anlayamam genelde
Anlayamam iyi görünüşlü sahte karakterleri
Anlayamam süslü püslü yalanları
Anlamak zor,katlanmak ise ondan acı

Hep sorarım kendime
Didik didik edip
Sınarım kötülüğümü
Ne çare açamam bu kördüğümü


Zaman aynı ritminde ilerliyor
Herkesin dilinde bir söz “zaman kötü”
İnsanlar pek seviyor bu zamanda yaralamayı
Kimin yarını umrundaki hatırlasın dünü

Herkesin içinde yaşattığı kahraman
Dünya sahnesinde kimi başrol kimi figuran
Unutmamak lazım kalpte acı bırakanları
Çünkü acı olmasa insan nerden öğrenebilir yaşamayı?

Nupelda KARABUĞDAY

9 Şubat 2010 Salı

HOŞÇAKAL ŞEHR-İ İSTANBUL



10 Şubat 2010 İstanbul-Kıbrıs 09.30 uçağı...

Yine gidiyorum...Ayaklarım geri geri gidiyor bu sefer...2 yıldır her gidişimde içim bir buruk olur ama bu sefer bir başka ağrı var sanki... Aşkımsı birşey bu.Biraz tatlı biraz tuzlu.

Severim ben İstanbul'u...Gözü yaşlı bir şehirdir.Ne hatıralar biriktirir içinde sorsan senden benden dertlidir şu gözünü sevdiğimin şehri.Ahh ahh, ne kadar şeyler yazılmış çizilmiş İstanbul üzerine şimdi bize düşmez İstanbulu satırlara dökmek,
lakin bir şarkı sözü gelir kulaklarıma;
"İstanbul ağlıyor,sen ağlıyorsun
Hadi git,git artık ne duruyorsun
Yolcular Hep Kacak Bizse Tutuklu
Gözler Agliyor Tutkulu Cocuksu "

Ardından "İstanbulu sevmezse gönül aşkı ne anlar" diyor şair..

Seni bırakmak zor,ama gitmem gerek...Bedenim orada ruhum sende olacak...


Hoşçakal Şehr-i İSTANBUL...




Nupelda KARABUĞDAY