18 Haziran 2010 Cuma

Cevapsız Sorularım



İki şekilde susarmış insan
Ya karşısındaki kelimeleri
Taşıyamamış ağır gelmiştir
Ya da
Sadece en büyük cevabı
Susarak verebilmiştir..
Lakin bazen suskunluklar
İnsanın yüreğinde ukte bırakır
Gidenden geriye
Soru işaretleri bırakır
Kalan hiçbir zaman bulamaz
Gidenden kalan soruların cevabını
Giden gider,kalan kalır
Giden benliğini götürür
Cevapsız sorular bırakır
Şimdi aklımdaki soru işaretleriyle
Bıraktığın mekandayım
Dünya yuvarlarak
Nereye dönerse dönsün insan
Geleceği yer yine başladığı yerdir
Ben hala buradayım
Döndüğün gün cevapsız sorularımı SORACAĞIM!



NUPELDA KARABUĞDAY

31 Mayıs 2010 Pazartesi

İNTİFADA GAZZE


Kara bir silahtı ilk oyuncağım
Bir çocuktum hayatının baharına erişememiş
Bizim hayatımızda tek mevsimdi dünya
Sonbahar hiçbir zaman yapraklarını dökmedi fırsat vermedi yeni bahara

Üzerimize atılan bombalarla büyüdük
Anam,babam,çocukluğum,özgürlüğüm
Hepsi kör bir kurşun kurbanı oldu
Sılaya hasret yüreğimde memleket özlemi sürgün edildim tutsaklığa

Küçücük bir çocuktum ilk ölümle karşılaştığımda
Ana, baba acısını dizlerimdeki kanayan yaranın acısından önce öğrendim
Kaybedildiğinde ağlayacağım bir oyuncağım zaten hiç olmamıştı
Çocukluğumu çok gördünüz ,beni yaşarken öldürdünüz!


Siz bilir misiniz gözünüzün önünde annenizin ırzına geçilmek nedir?
Ne yaptıklarını dahi bilmiyordum ama ağlıyordu annem
İçime işledi annemin çığlıkları, amcalardan da korkuyordum
Küçücük ellerimle kapadım kulaklarımı, gözlerimi yumdum

Her küçük çocuğun en büyük kahramanı babasıdır
“Baba dedim benim kahramanım neredesin”
Neden dövmüyorsun bu amcaları,ne olur kalk baba
Yakışmıyor kanlar içinde yatmak benim kahramanıma

Küçücüktüm,barış nedir bilmeden savaşı öğrendim
Yaşam nedir bilmeden ölümü öğrettiler
Hayatım boyunca Avrupa’daki çocuklara özendim
Oysaki diğer ölen kardeşlerime göre ben çok şanslıydım

Bizim oralarda bir çocuk olgunluğa erişebiliyorsa bu şanstır
Hangi acılarla nelerle büyüdüğünü insanlar bilemez
”Çocuk” ne demek ki sizin lugatınızda
Sizin bildiğiniz gibi bir çocuk olduğumu hatırlamıyorum oysa

Hangi dine mensup olursanız olun dinsiz de olsanız olur
Yalvarırım açın gözlerinizi SESİMİ DUYUN
Ben sizin çocuğunuz olabilirdim,benim annem siz olabilirdiniz
Ya da çocuğunun kahraman bildiği aciz bir baba olabilirdiniz
O zaman da böyle sessiz kalabilir miydiniz?


Aslında daha çok kelime var mısralara dökülecek
Fakat acımı anlatmaya dilim erişemez yüreğime
Demem o ki yeniden nizam lazım aleme
Kan mürekkep oldu kaleme


Nupelda KARABUĞDAY

7 Nisan 2010 Çarşamba

Trajikomik Başrol


Zannedersem ne yazacağımı bilmiyorum
Belkide yazacaklarımı engellemeye çalışıyorum
Beynimden geçenler sözcüklerime değmemeli belkide
Çünkü yazının sonunu ilk defa kestiremiyorum

Kalbim kırık, kırıldı bir kişi tarafından
Sustum cevap veremedim o an
Ağır bir konuşmaydı,taşıyamayacağım kadar ağır
Umarım geçecek bu içimdeki kahır

Gözlerim dalıyor,boğulacak gibi oluyorum
Dramatik yazılar bana göre değil biliyorum
Ne çare içimdeki melankolik susmuyor
Dalıyor yeniden gözlerim,bir de yaşlar durmuyor

Keşke fotoğraf karelerindeki gibi olsam
Oradan görenlerin sandığı gibi hani
Ağzım kulaklarımda, patates derken
32 dişimin bariz göze battığı karelerdeki gibi


Hayalperest mi olmalı,realist mi karar veremiyorum
Kararsızlıklar dünyasının baş karakteriyim
Yaşamın çeyreğinde,özlemleri beş geçiyorum
Trajikomik bir filmin başrol garantisindeyim

Nupelda KARABUĞDAY