26 Ocak 2012 Perşembe

Nazım Hikmet'e açık mektup



Sevgili Nazım Amca
Devir değişti artık
Bu devirde “Tahir olmak da ayıp Zühre olmak da”…
Hatta “sevda yüzünden ölmek de ayıp”…
Karşılıklı çıkar ilişkilerinin olduğu bir devirde
Elmayı seviyorsan şayet onun da seni sevmesi “şart oldu”…
Karşılıksız yaşanan aşklar yerini paramparça kalplere bırakırken
Bir de ardına eklenen gözyaşları çorba kıvamına sokuyor kendilerini
Önceden gönül ilişkilerindeki tartışmalara “bu da tuzu biberi canım” denirken
Şimdilerde fazla baharatlı diye yüzlerine bakılmıyor
Yani senin anlayacağın Nazım Amcacığım
“Tuzu kaçmış sevdaların”…
Senden sonra pek bir değişti devir
Diyordun ya hani gidene“herkes sana benzeyecek” diye
Artık bir benzerini bulmak imkânsız
İlişkiler birbirine zorla uydurulmuş
Elma yarılarıyla dolu
Değişmeyen şeyler de var elbet senin zamanından
Hani bir şiirinde diyordun ya
“Henüz bitmedi sefaletin ziyafeti” diye
Hala bitmedi, öyle ki her gün artmakta
Gönül sefaleti bu Nazım Amca geçmiyor ki kolay kolay…

Tahir ile Zühre öldü
Geriye kaldı bir çuval çürük elma
Ye yiyebilirsen Nazım Amca
Ye yiyebilirsen…

Nupelda KARABUĞDAY

22 Aralık 2011 Perşembe

KAYGISIZ DOĞRULAR



Sadece susarlar
Oysa onlar çok şey bilirler
İçlerinde koskoca bir hazine saklıdır
Kitaplar sessizdirler
Anlaşılmayı susarak beklerler
Aslında bilinenin aksine
Herhangi bir şeyi doğru anlatma kaygıları yoktur
Sen nasıl anlarsan öylelerdir
Anlattıkları elbet bir doğru vardır
Sadece iddia etmezler
Senin onların doğrusunu farketmeni beklerler
İşte tam da bugünlerde kitaplar gibiyim
Susuyorum
Çığlık çığlığa susuyorum
Anlattığım bir doğru var elbet
Anlamanı bekliyorum
Kendi dünyanda
Doğru veya yanlış
Nasıl anladığın sana kalmış

N. KARABUĞDAY

19 Ekim 2011 Çarşamba

OĞLUM



Doğduğun gün dün gibi aklımda
Ebe, "oğlun oldu" dediğinde
Ağlamıştım…
Koskoca erkekliğime aldırmadan
Küçücük çocuklar gibi koca gövdemle ağlamıştım
Pamuk pamuktu ellerin
Bıyıklı olduğum için annen öptürmüyor diye
Kesmiştim yıllar yılı bıyıklarımı
Seni öpüp koklayabilmek için
Geceleri biraz ağlasan içim yanar
Sabaha kadar beklerdim başında
Bir sonraki gün işe uykusuz gitme garantisinde
İlk baba değil de “anne” dedin diye çok kıskanmıştım
Hatta "ilk anne diyecek" dediği için iddiayı da annen kazanmıştı
İlk adımlarını attığında ödümüz kopuyordu
Düşüp bir yerini yaralayacaksın diye
Büyüyüp okul yaşın geldiğinde en başta zorluklar çekmiştin
Ben ise işten vakit bulup okula gelirdim
Gizli gizli izlerdim seni arkadaşlarınla oyunlar oynarken
Her akşam beni nasıl heyecanla camda bekleyişini unutamam
Boynuma atlar öperdin “baba” diye
Ve her seferinde cebimde hediyen olurdu
Belki çikolata, belki de en sevdiğin şekerlerden
Mahalledeki bütün çocukların bisikleti vardı
Çok ağlıyorsun diye işyerinden avans alıp o ay bisiklet almıştım ben de sana
Liseyi başarıyla bitirip bulunduğumuz şehirdeki üniversiteyi kazandığında
Bizim ev bayram yeri gibiydi
O akşam annen tüm yakınları arayıp haber etmişti
Senin okulu kazandığını
Üniversiteye başlar başlamaz bir de kız arkadaşın olmuştu
“Ayşe”…
Bir akşam bana gelip “baba biz evlenmek istiyoruz, ailesiyle tanışalım mı?”
diye sorduğunda
“Oğlum, askerlik…” demiştim
Okulu bitirip askerlik zamanın geldiğinde heyecanlıydın
Bir an önce bitirip sevdiğin kıza kavuşacaktın
Yuva kuracaktın
Seni askere uğurladığımız gün gözyaşları sel oldu aktı
Babanı ikinci defa böyle ağlatıyordun
Kimse görmesin ağladığımı diye otobüsün arkasına geçmiştim
Gizli gizli ağlıyordum annenler seni uğurlarken
Halaylarla, zılgıtlarla uğurladık seni askere
Annen telaşlıydı ben ise onu teskin ediyordum her seferinde
Sağolsun Ayşe de her gün aradı
Bir gün sabahın erken saatlerinde çaldı kapımız
Ben uyanmış işe gidecektim annen ise kahvaltı hazırlıyordu bana
Annen “hayırdır inşallah” diyerek açtı kapıyı
İşte o an anlamıştım kara haberin geldiğini askerleri kapıda görünce
“Oğlunuz” dedi komutan düğümlendi boğazına kelimeler
“Oğlunuz şehit oldu, vatan sağolsun”
Yıkıldı evimiz
Ocağımız yandı
Bir evimizin bir oğlu şehit olmuştu
Meğer canımız oğlumuzu askere diye ölüme göndermişiz
Aradan 1 yıl geçti yüreğimizin yangını hala dinmedi
Geçenlerde bir davetiye geldi eve
Ayşe evleniyormuş önümüzdeki ay
Gelinlikler içinde seni görecektik yanında
Kısmet değilmiş…
Vatan sağolsun oğlum
Vatan sağolsun
Sağolsun ki
Kalmasın yerde kanınız
Sağolsun ki
Sorulsun hesabınız

Nupelda KARABUĞDAY