4 Mart 2011 Cuma

ZAMANI ZİYAN ETMEMELİ



Hayatı istediğim gibi yaşayabildim diyebilmelisin
Canın istemiyorsa yapmamayı öğrenmeli
Zorunluluklarını hayatından çıkarmalısın
Hayat ertelenmez derler ya
Mutlu edecekse işlerini de ertelemelisin
Canın istemiyorsa ev dağınık kalsın
Canın isteyince toplarsın
Kocan, sevgilin, arkadaşın için değil
Kendin için yaşamalısın
Bencil olmak değildir “önce ben” demek
Sevmek istiyorsan önce kendinden başlamalısın
“El alem ne der” diye düşünmeden
Kendi sevdiğin gibi davranmalısın
İçinden geliyorsa bağıra bağıra şarkı da söyleyebilmelisin
Gerçek mutluluk için
“Pişmanım” kelimesini lugatından çıkarmalısın
Pişman olmamak için de
Kendi düşüncelerinin farkında olmalısın
Ağzından çıkan kelimelerin erinde olmalısın
Asıl olgunluk o kelimelerin arkasında durabilmektir
Karşıdan dilediklerine önce sen sahip olmalısın
Merhametli olmayan merhamet bekleyemez
Mutluluğun çok uzaklarda olmadığını anlamalısın
Bir kuşla simidini paylaşmak
Bir köpeğe su vermektir aynı zamanda mutluluk
Kısacası mutluluk “paylaşmaktır”, bilmelisin
Gösteriş sadece kendini kandırmaktır.
İçinden geliyorsa ibadet etmelisin.
Çok iyinin olmadığını bilirsen
Çok hayal kırıklığı da yaşamazsın.
Korkusuz yaşamayı öğrenebilmelisin
Kendine güvenmeyi bilmelisin
Bu da inandıkların için savaşmaktan ileri gelir
İnsanların düşündüklerini çok kafaya takarsan
Çabuk yaşlanırsın, gençlik iksiri
Yaptıklarının doğruluğuna inanmaktan geçer
Kötü şeyler sadece başkasının başına gelmez
Bir gün çok hasta olabilirsin
Hastalık insanın ruhunda gizlidir
Dünyanın en büyük gücünün
Beyin gücü olduğunu fark etmelisin
Hayatta mutlu olmak için birçok sebep var
Pollyannacılık değildir bu
Her zaman istediklerine olumlu cevap beklememelisin
Olumsuzluklar da seni mutsuz edecek kadar büyük olmamalı
Mutlu olmak istiyorsan “hayata hazır” yaşamalısın
Her şeyin olabileceğini bilmelisin, ama paranoyak olmamalısın
O ince çizgideki dengeyi kurabilmelisin

Asıl mesele nerede biliyor musun?
Hayatın çok kısa olduğunun farkına varmakta…
Bunu bilirsen “mutsuzluk” kavramını bilemezsin
Bilmeye zamanın olmaz çünkü o kadar kısa ki hayat
Bu kısa zamanda zamanını ziyan etmezsin
İşte o zaman, yani o son gün geldiğinde
Mutlu yaşadım, mutlu gidiyorum diyebilirsin.

Nupelda KARABUĞDAY

11 Şubat 2011 Cuma

KAMERA STOP!



Zaman beni olgunlaştırdı diyorsun
Armut musun sevgili?

Seni artık sevemem diyorsun
Beni ne zaman sevdin ki?

Ayrılalım, bitsin diyorsun
Başlamayan şey biter mi?

Ayrı dünyaların insanlarıyız diyorsun
Hangi dünya seninki?

Sana layık değilim diyorsun
Hayatın hep böyle klişe mi?

Bu kadar sanat düşkünü olduğunu bilmezdim sevgili
Kamera stop!
Bunların hepsi sinema filmi replikleri…


Nupelda KARABUĞDAY

9 Şubat 2011 Çarşamba

YÜZDELİK SEÇİMLER

İnsan hayatında üzüntünün de mutluluk gibi haddi yok. Çevre değişiyor, insanlar değişiyor, hobiler ve fobiler değişiyor kısacası hayat değişiyor, değişmeyen tek şey değişimin kendisi diye boşa dememişler. Hayatımızı çoğu zaman sorguluyoruz, verdiğimiz kararların üzüntü anında yanlış olduğunu düşünerek boşluğa girebiliyoruz, mutlu olduğumuz zaman her şey süper ama bir şey ters gitmeye görsün o zaman dünyamız başımıza yıkılabiliyor, sanki dünyanın sonu!

Çeşitli şekillerle hayatımıza giren insanlar, yine farklı şekillerle hayatımızdan çıkabiliyor. Bazıları da çıkarmak isteyipte çıkaramadıklarımız kategorisinde. Büyük üzüntüleri yaratanları genelde sahipleniyor kalp ya da uzak olanı… Uzak olan mı dedik, keşke uzaklıklar olmasaydı dediğiniz anınız oldu mu hiç? Uzaktır, görmek istersin ve dokunmak ama dedim ya uzaktır işte, yakın olsa her şeyin daha farklı olduğunu düşünürsün bir tercih yapmak zorunda bırakılırsın ya uzağı kabul etmelisin ya da hiçbir şey yokmuş gibi hayatına devam etmelisin.. İki arada bir derede kalırsın ve genelde sevgi ağır basar, “uzak bile olsa hayatımın bir yerinde olması güzeldir” diyerek açarsın kalbini. Oysaki bir de madalyonun diğer yüzü vardır hani şu genelde görünmeyen taraf veya siz buna klişe bir şekilde perdenin arkası da diyebilirsiniz. Perdenin arkasına genelde dikkat edilmez edilse dahi özellikle dikkat edilmeyen bir şey vardır ki ihtimallerin yüzdeliği. Hayatta verdiğimiz kararlardan çok elediğimiz konular soru işareti olarak kalır aklımızda, verdiğimiz kararların bize verdiği üzüntü anında ise ikinci plana attığımız seçim beynimizi daha çok kemirmeye başlar.”Ya onu seçseydim?” dersin “acaba o zaman her şey daha mı farklı olacaktı?” Seçimlerde her zaman arka plana atılanlar üzüntü sebebi olmuştur insan ne yaparsa yapsın seçemediği her zaman aklını kurcalayacaktır.


Hayatımızdaki cevaplanması gereken sorular kılıfına uydurulmaya çalışılan cevaplarla dolu. Kendimize sorduğumuz soruların ise zaten sorulmadan cevabı hazır. İnsan kendine genelde istediği cevabın sorusunu sorar.İç sesiyle yüzleşen insan çoğu zaman bilinçaltındaki cevapların sorularını hazırlar kendine.Realist bir yapıyla yaklaşıyor gibi görünse de duygusal bir akımın içerisinde boğulmak üzeredir.Kendisiyle savaşır insan, kendi seçimleriyle yüzleşir çoğu zaman.Bu bir serzeniştir aslında…İnsanın kendi aldığı kararların serzenişi. İçinde bulunduğu duygusal durumdan dolayı gerçekleri göz ardı eden insanın bir anda gözü açılır. Belki bu bir çöküş anıdır belki de yeni bir temelin atılma anı. (bu kişinin sarsıntısına göre değişir çoğu zaman)


Seçimlerde umduğunu bulamamak hiç kuşkusuz ki çok acıdır… Ama bu hayatta seçimlerde, yanılgılar da, üzüntüler de bizim için… Bazen yaşadığım acıları iyi ki yaşamışım diyorum, her atlattığım acı olgunluğa erişmemde bir basamak oldu. Sütten ağzı yanan falan fistan triplerine bağlamayacağım olayı, yalnız demem o ki acı gerçekten insanı olgunlaştırıyor. Acılar hep var dünyaya gözlerini açtığın ilk andan kapatacağın son ana kadar acı hep olacaktır küçük veya büyük bir şekilde kalbin ağrıyı mutlaka hissedecektir. Eğer acının şiddetini çok derinden hissetmek istemiyorsanız hayatı her şeyiyle birlikte ele alın. Mutluluk, sevinç ve başarının olduğu gibi üzüntü, keder ve kaybın olabileceğini de göz önünde bulundurun. Ve asla unutmayın ki bu hayat üzüntü ve neşesiyle, her şeyiyle size ait! Yeterki yaşamınızın kıymetini bilin, böyle kısayken yaşamlar iyisiyle, kötüyüsüyle "yaşayabildim" diyebilmeli insan...

Nupelda KARABUĞDAY